KURUMSAL

ABA'nın Eğitim Yaklaşımı


Aba Nedir


* ABA, bir grup akademisyenin 0-6 yaş çocukları üzerinde 10 yıl devam eden uygulamalı

araştırmaları sonucunda verimliliği kanıtlanmış bir beyin ve çoklu zekâ geliştirme

programıdır.

 


* ABA Türkiye’nin Ar-Ge’ye dayalı ilk ve tek ‘‘okulöncesi akademisidir’’.

 

 

* ABA, son 6 yıldır Türkiye’de yaklaşık 35.000 ailenin bebeklerinin/çocuklarının eğitiminde

uygulamalı olarak kullandıkları ‘‘ Akıllı Bebekler Akademisi ’’ isimli kitabın 3-6 yaş grubuna yönelik uygulama

okullarıdır.

 


* ABA, Ar-Ge (araştırma-geliştirme) birimi ile eğitim hizmetlerinin niteliğini sürekli geliştirmeyi hedeflediğinden‘‘

okulöncesi akademisi ’’ ismini almıştır.

 


* ABA’nın misyonu yenilikçi ve sıra dışı bir kurum olarak Türkiye’de alanında öncülük

yapmaktır.



ABA’da EĞİTİM PROGRAMLARINA KAYNAKLIK EDEN EĞİTİM YAKLAŞIMI:

ENDÜLÜS-ANADOLU PEDAGOJİSİ

 

ENDÜLÜS-ANADOLU PEDAGOJİSİ NEDİR?


Endülüs-Anadolu Pedagojisi, “İnsan yaratılmışların en üstünü ve şereflisidir” gerçeğini temel alarak, çocuğun gelişimini

olabildiğince zenginleştirilmiş, duygusal güvenliğin en üst düzeyde sağlandığı (korku, tehdit ve duygusal- tacizin/şiddetin

olmadığı) bir eğitim çevresinde ve insanı bütüncül bir yaklaşımla (doğum öncesinden başlayarak, tüm yönleriyle…) ele alan,

nörolojik çoğulculuğa saygılı eğitim anlayışıdır.

 

 

Bu eğitim anlayışı Endülüs, Selçuklu ve Osmanlı Medeniyetlerine hayat veren insanî düsturların ve mana köklerinin yanında,

Maria Montessori, Erik Erikson, Jean Piaget, John Dewey ve Lev Vygotsky gibi Batılı düşünürlerin görüşlerinden de yararlanan

insan merkezli, beyin odaklı” eklektik (karma) bir yaklaşımdır. Dogmatik olmadan, insanlığın eğitimle ilgili mevcut bilgi

birikimini kullanmayı hedefler. Sürekli sorgulayıcı bir anlayışla, eğitimde yenilikçiliğin (inovasyon) önemine inanır ve her

çocuğunun potansiyel bir dahi olduğunu varsayar.

 

 

Endülüs-Anadolu Pedagojisi şu yedi temel üzerine bina edilebilir:

 

 1 - ) Koruyuculuk (doğum öncesinden başlayan)
 

 2 - ) İnsan-merkezlilik
 

 3 - ) Bütünlük
 

 4 - ) Çoğulculuk
 

 5 - ) Tutarlılık
 

 6 - ) Süreklilik
 

 7 - ) Yenilikçilik

 

Endülüs-Anadolu Pedagojisinin insan kaynağını geliştirmede temel aldığı öğrenme-yetkinleştirme ortamları ve yaklaşımları

şöyle tanımlanabilir:

Öğrenme ve gelişme, çocuğun doğuştan getirdiği yüksek karakter ve çoklu potansiyelini önce koruyucu sonra geliştirici bir

çevrede “merak duygusunun kamçılandığı” ve çocuğun aktif katılımcı olduğu ortamlar yoluyla sağlanır.

 

   1 - ) Eğitim yoluyla geliştirme ve yetkinleştirme süreci tüm yaşam evrelerini hedefleyen, insanı bütüncül bir yaklaşımla ve

tüm boyutlarıyla (madde ve mana) ele almayı gerektirir. Bu nedenle okulöncesi eğitim doğum öncesi eğitimle birlikte

düşünülmelidir. Annenin hamilelik öncesi ve süresince beslenmesi ve duygusal durumu bebeğin gelişimini doğrudan etkileyen

ana etkendir. Bu nedenle çocuk formal eğitim basamağına gelinceye kadar korunmalı ve geliştirilmelidir.

 

   2 - ) Duygusal güvenlik her türlü öğrenme eyleminin öncülüdür; çocuğun korku, tehdit, doğrudan veya dolaylı bir baskıya,

zorlamaya ve tacize maruz kalmadan öğrenme sürecine gönüllü katılımını sağlayan ortamlar duygusal güvenliği yüksek

ortamlardır ve kalıcı öğrenme ancak bu yolla sağlanabilir.

 

   3 - ) Çocuk seçme özgürlüğünü kullanarak, bildiklerini öğrendiklerini deneme yanılma yöntemiyle sınayabileceği,

başkalarına beğendirme endişesi olmadan tüm potansiyelini işe koşabileceği ortamlarda gelişir, özgüvenini kazanır ve birey

olur. Okulda beslenme, ruh/beden sağlığı ve akademik gelişim bir bütün olarak ele alınır ve hiçbiri diğerine tercih edilmez.

“Evrensel değerler eğitimi” her gelişim düzeyinde çocukların eğitim programlarında yer alır ve önceliklidir.

 

 

   4 - ) Çocuk, sorunlar karşısında, yılmadan strateji geliştirme ve çözüm arama kapasitesini uyarıcı, işbirliğini ve dayanışmayı

özendiren, destekleyen etkinlikler yoluyla bağımsız ve belirsizliklerle baş edebilen bir yetişkin olma potansiyelini geliştirebilir.

 

 

   5 - ) Çocuk öğrenme deneyimlerinde parça-bütün-bütün-parça ve parça-parça ilişkisini ve bunların sonuçlarını

gözlemlemesine aracılık edecek yaşantılardan geçmelidir. Böylece günlük yaşamda “sistem düşüncesi” temelinde hareket

etmeyi içselleştirebilir.

 

 

   6 - ) Nörolojik çoğulculuğa saygı gösterilen bir ortamda, çocuk farklı yetenek yelpazesinden akranlarıyla aynı ortamı paylaşarak ve işbirliği yaparak, empati yapabilmeli ve okul duvarları dışındaki gerçek dünya ile sürekli temasta olabilmelidir. Her çocuk kendi öğrenme ve gelişme hızına göre öğrenme basamaklarını çıkma hakkına sahiptir. Grup adına birey hiçbir zaman feda edilemez.

 

 

   7 - ) Eğitimde mevcut iyi uygulamaların daha iyi ve verimli bir başka yolu mutlaka vardır, okullar bu yolları bulmaya çalışırlar. Bu konuda yapılacak ilk iş insanı, çocuğu tüm derinliği ile anlamaktır.            

 

ABA Okulöncesi Bilim-Sanat Akademileri, Çoklu Zekâ Atölyelerinden oluşan çocuk dostu bir eğitim çevresinde Endülüs-Anadolu Pedagojisini uygulamaya çalışan okulöncesi kurumlardır.

 

 










Akıllı Bebekler Akademisi (ABA) © 2012

Web Tasarım